Sinem Halli in All Decor | Material-Driven Design, Summer 2025

Sinem Hallı in All Decor: Material-Driven and Sustainable Design

Sinem Hallı in All Decor appears in the Summer 2025 issue in an interview exploring her material-driven approach to industrial and product design. Hallı discusses how close engagement with materials, workshops and craftspeople has shaped a design process grounded in observation, production knowledge and respect for material constraints.

The interview traces her relationship with materials from early furniture projects to glass, wood and other production contexts, showing how knowledge gained in one field often informs another. Hallı also reflects on sustainability, long-lasting design and the role of craftsmanship within contemporary production.

A key part of the interview focuses on her current independent design practice and ongoing collaboration with NeoDeco. Hallı discusses expanding the collection developed for the brand after receiving an A’ Design Award, while continuing to pursue new product development and collaborations. Sinem Hallı in All Decor therefore captures a period in which material knowledge, sustainable thinking, award-winning product design and the development of an independent design practice increasingly come together.

Sinem Hallı in All Decor All Decor magazine feature showcasing Sinem Hallı's award-winning NeoDeco wall art collection.

All decor – yaz 2025

Sinem Hallı / TASARIMCI

Kendinizi biraz anlatır mısınız? Tasarım geçmişiniz üzerine hangi duraklar var hayatınızda?

Endüstriyel tasarım kökenliyim, ancak malzemeyle kurduğum ilişki hep belirleyici oldu. Lise yıllarında kendi mobilyamı tasarlayıp yaptırmamla başlayan bu yolculuk; ilk işimde marangoz atölyesiyle iç içe çalıştığım projelerle devam etti. Cama kurduğum bağ ise üretimi gözlemleyip numunelerle birebir çalıştığım süreçlerle daha da derinleşti. Zanaatkar olmasam da, malzemenin potansiyelini anlayan, üretim sürecine saygı duyan ve tasarımı bu bağlamda ele alan bir yaklaşımım var. Doktora çalışmam ve NeoDeco ile olan işbirliğim sayesinde ahşaptan dijitale sürdürülebilir, uzun ömürlü ve anlamlı projeler üretmeye devam ediyorum.

Tasarım ve üretim süreciniz nasıl gelişiyor?

Ben sınırları zorlamayı seven bir tasarımcıyım. Belki uçuk fikirlerle değil ama eldeki malzemeden en farklı, işe yarar ve anlamlı sonucu çıkarma konusunda hep bir adım ötesini ararım. Tasarım sürecim çoğunlukla malzemeyi gözlemlemekle başlar. Onun davranışlarını, üretim süreçlerini ve potansiyelini anlamaya çalışırım. Hayalden çok gözlemle ilerlerim; süreç içinde üretimi takip eder, orada keşfettiğim detaylardan yola çıkarım. Bugüne kadar ödül alan projelerimde de hep malzemenin ya da üretim yönteminin biraz dışına taşmaya, yeni bir bakış açısı getirmeye çalıştım. Bu da sürecin her aşamasında beni yeniden düşünmeye ve üretmeye teşvik ediyor.

Atölye ortamı sizi nasıl etkiliyor? Yaratıcılık anlamında bir mekân içinde neler yapıyorsunuz, bir gününüz nasıl geçiyor?

Atölye ortamı benim için her zaman ilham verici bir yer olmuştur. Fiziksel olarak sürekli atölyede olmasam da, üretim sürecinin merkezinde yer almak, malzemeyle birebir ilişki kurmak bana çok şey katıyor. Detayların çıktığı, işçiliğin görünür hale geldiği o atmosfer, her zaman zihnimi açar.

Tasarım sürecimde çizimleri ben yapıyorum; üretim ise çoğunlukla atölyede gerçekleşiyor. Ustalarla ve iş ortaklarımla birlikte çalışıyoruz ama aslında hepimiz süreci birlikte yöneten taraflar gibiyiz. Onlar kadar ben de işin içindeyim, neyin nasıl kesileceği, neyin nereye oturacağı, hangi yüzeyin nasıl bitirileceği gibi kararlar birebir iletişimle alınıyor. Bu da klasik anlamda değil ama çağdaş bir üretim pratiği içinde, sürece hakim bir zanaatçı gibi hissettiriyor. Günlerim çoğunlukla araştırma, çizim ve malzeme değerlendirme üzerine geçiyor; üretim sürecine doğrudan dahil olmam da, çıkan örnekler üzerinden geliştirme ve problem çözümü süreçlerini birlikte gerçekleştiriyoruz.

Son dönemde el işçiliği, zanaata dayalı uğraşlar sanat ve tasarım alanında çok popüler. Sizin ahşap ile ilişkiniz nasıl başladı?

Ahşapla ilk temasım lise yıllarına dayanıyor. Kendi çalışma masamı ve kitaplığımı tasarlayıp ailemin desteğiyle ürettirmiştim. O dönemde henüz bu mesleği seçmemiş olsam da, malzeme ve mekanla sezgisel bir bağ kurmaya başlamıştım. İş hayatına atıldığımda ise doğrudan bir marangoz atölyesiyle çalışma fırsatım oldu. Üretim süreçlerini gözlemledim, testlere katıldım, malzemenin davranışlarını daha yakından tanıma şansım oldu. Bugün her ne kadar atölyede doğrudan kesim yapmasam da, sürece yön veren, malzemeyle zihinsel bir işçilik kuran bir tasarımcıyım. El işçiliğine büyük saygım var ve her üretim, ustalıkla fikrin bir araya geldiği bir tür zanaat pratiği benim için.

İlham kaynaklarınız neler?

İlhamım çoğu zaman malzemenin kendisinden ve üretim sürecinden geliyor. Bazen bir yüzeydeki doku, bazen üretim sırasında oluşan beklenmedik bir detay süreci tetikliyor. Seyahatlerim, mimari detaylar, geleneksel desenler ya da zanaatkar elinden çıkma objeler de zihnimde iz bırakıyor. Ama en çok da bir şeyin başka türlü yapılabileceğini fark ettiğim anlar ilham veriyor. O an, hem işlevsel hem estetik hem de sürdürülebilir açıdan yeni bir çözüm arayışı başlıyor.

“Malzeme benim için sadece üretim aracı değil; fikirlerin dolaşabildiği, disiplinlerarası düşünmeyi mümkün kılan bir zemin. Bu da yaratıcılığı canlı tutan, tasarım sürecini sürekli yenileyen bir şey.”

Farklı malzemeler kullanmak tasarım yolculuğunuzda sizi nasıl yönlendiriyor?

Farklı malzemelerle çalışmak sadece tasarım dilimi değil, düşünme biçimimi de dönüştürüyor. Her malzemenin doğası, sınırları, hatta öğrettikleri var. Camla çalışırken edindiğim bir içgörü, bir bakmışım çikolata tasarımında işe yarıyor. Ya da ahşapta kurduğum bir yapı mantığı, metalle ilgili yeni bir fikir doğurabiliyor. Bu geçişkenlik beni çok besliyor. Çünkü sadece bir malzemeyle sınırlı kalmıyor, aralarındaki paralellikleri görüp onları birbirine aktarıyorum. Malzeme benim için sadece üretim aracı değil; fikirlerin dolaşabildiği, disiplinler arası düşünmeyi mümkün kılan bir zemin. Bu da yaratıcılığı canlı tutan, tasarım sürecini sürekli yenileyen bir şey.

Şu an üzerinde çalıştığınız işlerinizden bahseder misiniz?

Şu anda öncelikli hedefim doktora sürecimi tamamlamak. Sürdürülebilirlik temelli, dijital ve yapay zeka destekli bir tasarım modeli üzerinde çalışıyorum. Bu projeyi danışmanlarımın rehberliğinde hem akademik hem de sektörel bir çözüm haline getirmek istiyorum. Paralel olarak NeoDeco için geliştirdiğimiz ve İtalyan A’Design Award’dan ödül kazandığımız bu koleksiyonu yeni ürünlerle genişletiyoruz; üretim ve yarışma odaklı projeler devam ediyor.

Aynı zamanda bağımsız bir tasarımcı olarak da yeni iş birliklerine açığım, özellikle sürdürülebilirlik yaklaşımını kültürel, malzeme ve sosyal boyutlarıyla ele alan projelerde yer almak beni heyecanlandırıyor.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *